HALİFE OLMAYA MÂNİ HALLER

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

18-04-2020

HALİFE OLMAYA MÂNİ HALLER

Topluluğun haklarını, kendi vazifelerini Halife nasıl yerine getirir?

Halîfe sayılan kişi, âmme görevlerini gerine getirirken topluluğun, leyhine ve aleyhine olan Allah’ın haklarını herşeyden önce edâ eder. Halîfe durumunu bozmadığı müddetçe, topluluğun ona itaat etmesi, yardımda bulunması mecburîdir. Bunlar onların üzerinde halifenin hakkıdır. Durumunu değiştiren halifeyi hilâfet makamından düşüren iki şart vardır. a) Adaletten ayrılması, b) Bedenine zarar gelmesidir a) Adaletten ayrılması, bu yönden tenkîd edilmesi onun bozukluğu, Fıskı sayılır.

Bu da ikiye ayrılır:
1. Şehvete düşkünlüğü, nefsinin Arzularına uyması,
2. Şüphe çekici işler yapması. Şehvetini kuvvetlendirmek, arzularına boyun eğmek suretiyle İşler İşlemeye, yasak edilen şeyleri yapmaya başlamasıdır.

Bunlar: bedenine ait fiillerdir. Böyle bir durum hilâfet akdinin meydana gelişine engeldir. Halîfe olduktan sonra bu tür işler yaparsa o makamdan çıkar. Yasak işleri yapmış ise, hilâfet görevini ihlâl etmiş sayılır. Eski iyi hâline, doğruluğuna dönse de muteber sayılmaz. Yeniden tekrar halîfe seçilirse ne âlâ. Kelâmcıların bazıları da, adâlet ve doğruluğa dönerse, hilâfetten de ayrılmamışsa, tekrar bîatın güç olması, âmme işlerinin aksamaması, önceki bîatın devâm edişi neticesi halîfe olarak kalır derler. Şüpheyi çeken işler: İnançla ilgili şüpheli hareketleri olup, bunlar hak olana zıd düşüyorsa böyle durumlarda, Âlimlerin bir kısmı, yaptığı şüpheli işler te’villi veya te’vilsiz fıskını, bozuk inancını gerektiriyorsa bu durumda kâfir olmuş sayılır. Böyle inançlarında devâm ederse, hilâfet makâmında duramaz. Görevi sona ermiştir.

 

(Ahkâmu Sultaniyye) İmâm Maverdi


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 358
Toplam 203501
En Çok 1094
Ortalama 284