HİLÂFET KONGRESİ İFLÂS ETTİ (ŞEYHU`L-İSLAM MUSTAFA SABRİ EFENDİ)

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

Şeyhu'l-İslam Mustafa Sabri Efendi

15-08-2019

HİLÂFET KONGRESİ İFLÂS ETTİ

            - Bu, “el-Ezher”in hezimeti demektir ve bundan en çok istifade edecek olan da Mısırlılardır.

            Mısır’da Câmiu’l-Ezher Şeyhi’nin düzenlenmesine giriştiği Hilâfet Kongresi’nden “Vakit”te birçok defa bahsetmiş, bundan üç ay evvel bu konuya dair yazdığım ilk yazıda bu kongrenin başarısızlığa uğrayacağını, bu suretle Türk inkılâbının âlem-şümul olduğu keyfiyetinin bir kere daha ortaya çıkacağını söylemiştim. Son defa 26 Nisan tarihli “Vakit”te yine bu meseleyi mevzubahis ederek Câmiu’l-Ezher tarafından icra olunan girişimin kat’i başarısızlığa uğradığını delilleriyle isbat emiştim.

            Dün Kahire’den alınan haberler 13 Mayıs’ta (1926) toplanana Hilâfet Kongresi’nin sonuçsuz dağıldığını haber vererek görüşümüzü te’yit etmekte, özgürlükçü ve yenilikçi fikirlerin, irtica ve taassup zihniyetine karşı zafer kazandığını göstermekteydi. Bu sonuçtan memnun olmamak mümkün değildir.

            Geçen sene Mansura kadısı Şeyh Ali Abdurrâzık Bey, Türk inkılâbından aldığı ilham ile yazdığı “İslâmiyet ve Esâsât-ı Hükûmet” adlı eserini neşrettiği zaman Ezher ulemâsı hükümeti siyasetlerine alet ederek bu aydın İslâm âlimini kadılıktan azlettirmeye muvaffak olmuşlar, hedefi meçhul olmayıp, siyasetlerinin yenilik hareketine karşı gelebileceğini tahmin ile faaliyetlerine harâretle devam emişlerdi. O günden beri Ezher ulemâsı, her tarafa birçok davetnâmeler gönderiyor. İslâm kavimlerini kongrelerine temsilci göndermeye teşvik ediyor, her fırsattan istifade ile basında yayında bulunuyor, hâsılı taassup ocaklarını himâye edecek kişisel bir hilâfet tesisi için bütün kuvvetleriyle çalışıyorlardı. Mısır’da Ezher ulemâsının bu girişimlerine muhalefet edenler de yok değildi.

            Fakat bu muhalifler, Ezher ulemasına şiddetli bir dil kullanmaktan çekiniyorlardı. Ezher ulemâsı bir taraftan Mısır hükümetine, diğer taraftan Mısır hükümetinin de tâbi olduğu makamlara da güvenerek hareket ettiklerinden hiçbir kimse onlarla açıktan açığa mücadele edemiyordu. Binaenaleyh Ezher’in bu girişimleriyle, her memleketten ziyade Msır’ın ufk-u mukadderâtını karanlıklaştıracak olan bu hareketleri ile, bizim gibi cidâl edenler çok azdı. Fakat hakikate, inkılâp ve yenilikçiliğin kaldırıcı savunma kuvvetine dayanan bu çok az’ın fikri üstünlük sağlamış, neticede açıkça çok heybetli fakat gerçekte çok çürük makamlara dayanan “el-Ezher” hezimete uğramıştır. Bu hezimetten en çok müstefit olacak memleket, Mısır’dır. Bundan sonra Mısır’da yenilik taraftarları seslerini biraz daha yükseltebilecekler ve Mısır halkı Ezher’in hakikî mâhiyetini daha iyi anlayacaktır./Ömer Rıza.

***

            Dün bu mesele hakkında A. Battal Bey’den Musa Cârullah Efendi’ye hitâben bir mektup aldık. Vâkıa Hilâfet Kongresi’nin neticesiz olarak dağılmış olmasına nazaran Musa Cârullah Efendi’nin kongreye iştirâki mevzubahis edilemez. Ancak Musa Cârullah Efendi’in beyânâtının gerek hâriçteki, gerek dâhildeki Türkler arasında bir derece dikkat çekici görüldüğünü ifade etmiş olmak için A. Battal Bey’in mektubunu aynen neşrediyoruz:

            Musa Cârullah Efendi’den bir istizâh

            Efendim,

            İstanbul gazeteleri muhabirlerine verdiğiniz mülâkatlarda “yüksek siyaset” meselelerine hiç temas etmeden, ancak kongrelere iştirakinize ait söylediğiniz bazı sözlerde bizce anlaşılamayan noktalar vardır. Zât-ı âlinizden bu hususta bir istizâhta bulunmak istiyorum.

            1) Gerek “İkdam” ve gerek “Akşam” gazeteleri muhabirlerine Türkistan hatta Türkistan Çin’i Müslümanları adına da murahhas olduğunuzu söylüyorsunuz. Hâlbuki heyet azaları içinde Türkistan adına Abdülvâhid Kâri Hazretleri de vardır. Onu hiç olmazsa Türkistan (bugünkü Özbekistan)’ın bir şehri (Taşkent) murahhas olarak seçmiştir. Sizi Türkistan’ın hangi şehri seçti?

            2) Yine siz “Dâhili Rusya ve Sibirya Müslüman Türkleri Diniye Nezâreti”nin emri üzere seçilmiş bir murahhassınız. Acaba bu kurum Rusya hudutlarının dışında bulunan Çin Müslümanlarından da herhangi bir murahhas seçtirmek yetkisini haiz midir?

            3) Mısır Hilâfet Kongresi’ne gideceğinizi defalarca söylüyorsunuz. Hâlbuki mezkur “Diniye Nezâreti” Mısır Kongresi’ne gitmemeyi uygun bulmuştur. Rusya gazetelerinde “Nezâret”in, bu hususa ait, Yoldaş “Kalenin”e gönderdiği telgrafını da okumuştuk. Daha önceki gün İstanbul gazetelerinde Sovyet ajansının şu tebliği yayınlandı: “Rusya Müslümanları heyeti Kahire Kongresi’ne iştirâki reddetmiştir. Zira heyet Mısır’daki İngiliz hâkimiyetinin Müslümanlara söz ve fikir hürriyetini yasaklayacağını dikkate almaktadır. 30 milyon Müslümanın mümessillerinin iştirak etmemesinin Hilâfet Kongresi’nin toplanmasını imkânsız kılacağı tahmin edilmektedir.”

            Şimdi zât-ı âlinize soruyoruz:

            Bu durumda sizin Kahire Kongresi’ne gitmekte ısrar edip durmanızın manası nedir? / Kazanlı A. Battal (Vakit, 23 Mayıs 1926, sh: 2)


YAZI KÖŞESİ

SAYAÇ

Bugün 213
Toplam 92329
En Çok 670
Ortalama 229