KAVMİYETÇİLİK - ŞEYHU`L İSLAM MUSTAFA SABRİ EFENDİ

O HALDE SEN VE BERABERİNDE TEVBE EDENLER, EMROLUNDUĞUNUZ ŞEKİLDE, DOĞRU YOLU TUTUN. SİZDEN HİÇBİRİNİZ BÜYÜKLENİP, ALLAH TARAFINDAN KONULMUŞ SINIRLARI AŞMASIN; ÇÜNKÜ UNUTMAYIN YAPTIĞINIZ HERŞEYİ O GÖRÜYOR. (KURAN-İ KERİM 11:112)

30-01-2020

KAVMİYETÇİLİK - ŞEYHU'L İSLAM MUSTAFA SABRİ EFENDİ
 

Sonra, 8 Aralık 1923 tarihli el-Ehram gazetesinde Mısırlı bir yazar tarafından kaleme alınan şu gerçekler sizi uyandırmaya yetmez mi?

"Ankara'daki bazı adamlar İslâm âleminde görülmedik bir şekilde kavmiyetçi düşünceyi yaymaktalar. Mesela Yusuf Akçura, Osmanlı anayasasının ilanından birkaç yıl önce, İslâm birliğini bozmak amacıyla Jön Türkler adına bu düşünceyi yaymaya başlamıştır. Hedefleri İslâm birliğini yıkıp yerine Turan Birliğini tesis etmektir.

Turancılık önce muhtelif Türk lehçeleriyle konuşan toplulukları bir araya getirip, sonra bu topluluklardan ve Türk asıllı Macar, Bulgar ve Finlilerden müteşekkil, ırk esasına dayanan bir birlik ve koalisyon oluşturmayı hedefler. Gayrimüslim olan bu topluluklarla ittifak ve birliği, İslâm birliğine tercih ederler.

Bu adam ve benzerleri, İslâm dinini, Türkler üzerindeki Arap kültür işgali olarak değerlendirirler. Onlara göre İslam, Arap kültürünün mahsulüdür ve bununla Türk kültürünü işgal etmişlerdir. O halde ne olursa olsun bu kültür işgalinden kurtulmak gerekir. Abdest ve diğer İslâmî kaidelerin sıcak iklimde yaşayan halklar için konduğunu söylerler. Bu kaidelerin diğer soğuk iklimlerde yaşayan halklara uygun olmadığını iddia ederler.

Ankara'da yönetimi elinde bulunduran herkesin bu tür düşünceler taşımadığı doğrudur. Ancak sayı ve etkinlik bakımından bu düşünceyi savunanların gittikçe güçlendikleri de bir vâkıadır. Bu hareketin önüne geçilmediği takdirde, gelecekte çok tehlikeli boyutlara ulaşacağı aşikârdır. Dini Arap ırk ve şerefinin bir tezahürü, İslâm büyüklerini ise Arap kahramanları olarak kabul eden bu sapık düşünce ekolü, İslâm kardeşliğine yöneltilmiş büyük bir darbedir. Onlara göre Türklerin vicdanındaki İslâm inancına alternatif olarak, eski Türk uygarlığındaki cahili antik inançlar örneğin eski Türk putu bozkurt yeniden ihya edilmeli ve Türk halkının vicdanına yerleştirilmelidir. Bu put için birçok marşlar yazılıp söylenmekte ve hükümetin posta pullarında bozkurt resimleri yer almaktadır.

Ankara'daki herkesin bu düşüncede olmadığını söylemiştik. Ama onları işbirliği yapmaya sevk eden müşterek düşünce İslâm düşmanlığıdır.

Bu iki grubun dışında, başka bir grup daha var ki; bunlar İslâm birliğine taraftardırlar. Ancak bunu siyasî mülahazalarla değil, sosyal mülahazalarla istemekteler. Bu kesim, Yusuf Akçura, Ziya Gökalp, Celal Nuri, Ağaoğlu Ahmet, Hamdullah Suphi ve diğer Turancılarla mücadele eder;onların amaç ve tehlikelerine dikkat çekmeye çalışırlar.

Türk halkının geneli ve özellikle Anadolu halkının dindarlığından kuşku yoktur. Dini anlayışlarında yapılmak istenen hiçbir değişikliği tasvip etmezler. Ancak halkın bu tutumu ne hükümet icraatlarına ve planlarına, ne de kanunlara yansımaktadır."

Bu makaleye söyleyeceğim bir şey yok; Türkiye'de cereyan eden değişimler doğru ama eksik bir şekilde ifade edilmiş. Mısırlı yazarlar sanki olayın tüm gerçek boyutları hakkında konuşmamak üzere yemin etmiş gibidirler.

Yusuf Akçura, Ağaoğlu Ahmed, Ziya Gökalp, Hamdullah Suphi, Celal Nuri ve emsali zâtların planları, Mustafa Kemal'in planlarının aynısıdır. Onların arkasındaki güç Mustafa Kemal'dir. Makalede, olayın bu boyutuna değinilmemesi büyük bir eksikliktir.

Turancıları koruyan, teşvik eden, hatta milletvekili tayin eden de odur. Anadolu halkı ise, onları ne tanır, ne de ilkelerini destekler. Onların İslâm birliğini parçalama çağrıları Mustafa Kemal'in rızasına uygun olmasaydı, ordusuyla beraber hiç onları destekler miydi?

Türkiye'de Mustafa Kemal muhaliflerinin örgütlenmesi kesinlikle yasaktır. Dolayısıyla sözü edilen fikirleri taşıyan insanlar memlekette diledikleri gibi cirit atıyorlar.

Turancılık eğer yazarın ifade ettiği gibi sadece belli kimselerin düşüncelerinden ibaret olsaydı, bugün hükümet pullarında bozkurt resimleri olmazdı.

Sonra bugün, yeni meclis üyelerinin tamamını oluşturan Halk Partisi'nin programı gerçeği görmemize yetmez mi?

Mustafa Kemal'in partisinin programına göre, eski gelenekler izale edilecek, yeni kanunlar ise hiçbir kayıt tanımadan tam bir hürriyetle yapılacaktır.

İslâmiyet'e yakınlığı ile tanınan Tevhid-i Efkar gazetesi bu hususu eleştirirken, Rauf Bey'in başbakanlıktan azledilmesine de değiniyor. Gazeteye göre Rauf Bey dinî duygularını yenemediği ve dini hükümlere saygı gösterdiği için azledilmiştir.

Görevini hatırlayıp da dinini savunmaya çalışan Tevhid-i Efkâr ve henüz dini duygularını yitirmeyen Rauf Bey gibilerine selam olsun.

 

ŞEYHU'L İSLAM MUSTAFA SABRİ EFENDİ

DARU'L HİLAFETİ'L ALİYYE MEDRESESİ


YAZI KÖŞESİ

Hilafet-i İslamiyye

SAYAÇ

Bugün 312
Toplam 150461
En Çok 855
Ortalama 253